100 Soru 100 Cevap

You are here:

Saçların seyrekleşmesi veya tamamen dökülmesi, pek çok farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilen bir problemdir. Saç ekimi ise yirmi yıldan fazla bir süredir bu problemin çözümü için uygulanan ve oldukça başarılı sonuçlar veren yöntemlerin genel adıdır. Bu yönteme dair merak edilen ve bilinmesi gereken her sorunun cevabı, yazımızın devamında.

Saç Ekimi Nedir?

Saç ekimi, saç dökülmesi nedeniyle saçları seyrekleşen ve kellik problemi yaşayan kişilerin enselerinden alınan saç köklerinin saç yokluğu meydana gelen yere nakledilmesini sağlayan operasyondur. Saç ekim işleminde kök seçimi, sağlıklı ve güçlü kökler arasından tercih yapılmaktadır. Bu sayede saç ekimi yapılan kişilerin sağlıklı ve gür saçlara ulaşılması mümkün olmaktadır. Saç ekimi işlemi, alanında uzman hekimler ve ekipler tarafından gerçekleştirilen tıbbi bir işlemdir. Ameliyathane ortamında gerçekleştirilmektedir.

Saç ekimi, cinsiyet fark etmeksizin 24 yaşından büyük herkese yapılabilecek bir işlemdir. Genetik faktörler, yaş ilerlemesi, hastalık ve kaza gibi nedenlerle saç kaybı veya saç seyrekliği olan herkes saç ekim işlemi gerçekleştirilebilmektedir.

Saç ekimi uygulanamayacak kişiler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Doğuştan saçı olmayan kişilere yapılmamaktadır.
  • Kalp, karaciğer yetmezliği gibi rahatsızlıkları olan kişiler uygulanamamaktır.
  • Tansiyon ve şeker hastalıkları olan kişilere tavsiye edilmemektedir.
  • Kan yolu ile bulaşan hastalıkları olan kişilere yapılmamaktadır.

Saç ekiminin sterilize edilmiş ameliyathane ortamında yapılması gerekmektedir. İşlemi mutlaka uzman bir plastik cerrah ve eğitimli ekibi gerçekleştirmelidir.

Saç ekimi işlemi genellikle tek seansta gerçekleştirilmektedir. Ancak ense bölgesindeki verici alana ve saç ekiminin gerçekleştirildiği alana göre seans sayısı değişebilmektedir.

Saç ekimi fiyatlarını belirleyen hususlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Uygulanacak yöntem
  • Greft sayısı
  • Saçsız bölgenin genişliği
  • Tedavi merkezinin kalitesi
  • Teknik ekibin uzmanlık seviyesi

Saç ekiminde günümüzde FUE, FUT ve DHI yöntemleri tercih edilmektedir. En sık tercih edilen yöntem ameliyat risklerinin minimum seviyede olduğu ve kişiye doğala en yakın görünümü kazandıran FUE tekniğidir.

FUT yöntemi, saç ekimi için greftlerin şerit halinde çıkarıldığı ve ekim yapılacak bölgeye ekildiği yöntemdir. Son dönemlerde teknolojik imkanların gelişmesiyle FUE yöntemi öne çıkmış ve FUT yönteminin yerini almıştır.

FUT yöntemiyle saç ekimi yapılabilecek kişiler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • 20  yaşını doldurmuş olmak gerekmektedir.
  • Genetik veya travmatik nedenlerle ya da stres gibi  problemlerle saçı dökülen kişilere uygulanabilmektedir.
  • Cinsiyet fark etmeksizin uygulanabilen bir yöntemdir.
  • Uygulama için nakledilebilecek yeterli miktarda saç olması gerekmektedir.

FUE yöntemi, özel uçlu mikro motorlar kullanılarak greftlerin tek tek alınması ve saçsız bölgeye tek tek ekilmesi şeklinde gerçekleştirilen saç ekimi yöntemidir. Deri üzerinde kesi yapılmayan bir yöntemdir. Çok daha doğal bir görünüm ve kalıcılık sağladığı için FUT yönteminden daha sık tercih edilmektedir.

FUE saç ekiminin avantajları şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Sadece saç kökleri kullanılarak çalışılmaktadır. Donör bölgeden doku alınmamaktadır.
  • Donör bölgede kesi veya dikiş yapılmamaktadır.
  • Seanslar arasındaki süre kısadır.
  • Her santimetrekareye 55 adetten fazla saç ekilebilmektedir.
  • Hastalarda operasyon sonrası ağrı veya his kaybı meydana gelmemektedir.

FUE saç ekiminde önce saçlar tıraş edilmektedir. Ancak bu durum, FUT tekniğinde de gerçekleştirilmektedir. Amacı ise sağlıklı kökleri daha rahat ayırt edebilmektir. Bunun yanında FUE yönteminin diğer yöntemlerden daha uzun sürdüğünü söylemek gerekmektedir.

DHI işleminde ekim işlemi tek tek gerçekleştirilmektedir. Donör bölgeden alınan saç kökleri, öze kalemler kullanılarak ekim alanına yerleştirilmektedir. Bu yöntemde kanal açma ve kök yerleştirme işlemleri aynı anda gerçekleştirilebilmektedir. Lokal anestezi altında yapılan bir işlemdir.

DHI yönteminde ekim işlemi saçları tıraş etmeden gerçekleştirilebilmektedir. Saç kökleri kısa süre içerisinde ekilmektedir. Bu sayede saç köklerinin hasar görme riski minimuma indirilmektedir. DHI yönteminde tek seansta maksimum 1500 – 2500 greft ekilebilmektedir. Son olarak DHI yönteminin iyileşme sürecinin daha kısa olduğunu ve kanamanın minimum seviyede olduğunu söylemek gerekmektedir.

DHI yönteminin avantajları şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Daha sık ekilme imkanı vardır. Bu sayede daha doğal bir görünüme kavuşulmaktadır.
  • Operasyonun verdiği hasar minimumdur.
  • İyileşme süreci diğer yöntemlere kıyasla daha hızlıdır.
  • Gerekli bölgeye doğrudan ekim imkanı tanır.

DHI yöntemi, eğitim süreci oldukça uzun olan ve operasyon aşamasında yüksek hassasiyet isteyen bir operasyondur. Bunun yanında bir diğer dezavantajı ise diğer tedavi yöntemlerinden daha masraflı olmasıdır.

Saç ekimi, ameliyathane ortamında gerçekleştirilen bir cerrahi işlemdir. Oluşabilecek komplikasyonların da düşünülmesi ve bu nedenle hastane veya sağlık merkezinde yapılması gerekmektedir.

Ortalama bir saç ekimi operasyonu 5 – 6 saat arasında sürmektedir. Ancak kullanılan teknik, ekilecek greft sayısı gibi etkenler operasyon saatini değiştirebilmektedir.

Saç ekimi dört mevsim gerçekleştirilebilen bir işlemdir. Ancak yaz aylarında ultraviyole ışınların zararlı etkileri ve saç derisinin devamlı olarak terlemesi nedeniyle çok tavsiye edilmemektedir. Yine de dikkatli olmak şartıyla yaz ayında da gerçekleştirilebilmektedir.

Saç ekiminde temel amaç estetik bir görünüme kavuşmaktır. Ön saç çizgisi doğrudan kişinin yüz ifadesini etkilemektedir. Bu nedenle doğru belirlenmesi oldukça önemlidir.

Saçlar donör bölgedeki saç kökleri arasından en güçlü ve en sağlıklı olanlarının seçilebilmesi için tıraş edilmektedir. Ancak DHI yöntemiyle tıraşsız bir şekilde saç ekimi operasyonun gerçekleştirilebilmesi mümkündür.

DHI yöntemi kullanılarak saçları kestirmeden saç ekimi yapılabilmesi mümkündür.

Saç ekiminde başkasının donör olması mümkün değildir. Kendi saç köklerinizin kullanılması gerekmektedir.

Ekim alanının üzeri kapatılmamaktadır. Ancak şeridin alındığı alanın korunması için ilk birkaç gün kafa bandı takılması gerekecektir.

Stres saç dökülmesine neden olabilen bir etkendir. Stres sebebinin ortadan kalkması durumunda dökülen saçlar yeniden çıkmaktadır.

Saç dökülmesi, vücudun en normal fonksiyonlarından birisidir. Ortalama bir insanda günlük 50 – 100 adet saç dökülmesi normaldir. Ancak güçlü ve sağlıklı saçların sağlıksız saçlardan çok daha az döküldüğü bilinmektedir. Saç ekiminde güçlü ve sağlıklı saçlar ekilmektedir. Bununla birlikte saç ekiminden sonraki ilk dönemde dökülme olması olağandır ve yeniden çıkmaktadır.

Şok dökülme ekim yapılan bölgedeki saçların geçici olarak dökülmesidir. 1 – 3 ay arasında gözlemlenen olağan bir durumdur. İki hafta gibi bir süreç içerisinde sonra ermektedir.

Yeni ekilen saçlar sizin kendi saçlarınızdır. Bu nedenle normal saçtan hiçbir farklı bulunmamaktadır.

Saç ekimi seyrek saçlı alana yapılabileceği gibi saçsız alanlara da yapılabilmektedir.

Saç ekimi işleminde kullanılan saç kökleri, ense bölgesinden alınmaktadır. Bu bölgedeki kıllar genetik olarak dökülmemektedir. Bu nedenle kalıcı bir operasyon olduğu söylenebilmektedir.

FUE ve DHI yöntemleri uzman bir ekip tarafından gerçekleştirildiğinde kalıcı bir iz bırakmamaktadır.

Saç ekimi insanın kendi saçıyla gerçekleştirilen, kalıcı olan ve tedavi olarak görülen bir operasyondur. Bu nedene dinen haram olduğu söylenmemektedir.

Saç ekimi üzerine yapılan klinik çalışmalarda, saç ekiminin kansere yol açtığına ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır.

Donör bölgenin uyumlu ve yeterli verimlilikte olması şartıyla kellik problemi giderilebilmektedir.

Açılan kanalların derinlik belirlemesinin doğru yapılması ve kök toplama sürecinde köklere ve çevreye zarar verilmemesi durumunda sinir hücreleri zarar görmeyecektir. Bu noktada önemli olan alanında uzman bir ekip ile çalışmaktır. Aksi bir durumda gerekli hassasiyetin gözetilmemesi sinir hücrelerinin zarar görmesine neden olabilmektedir.

Saç ekiminde hastaların saç ökülmesinin bitip bitmemesini yaş belirlemektedir. Dökülme hızı erkeklerde 35 yaşında yavaşlamaktadır. Öncesinde yapılan işlemlerde saçların dökülmeye devam edebileceği riski bulunmaktadır. Bu durumda birden fazla seans gerekebilmektedir.

Saç ekiminden sonra en doğal görünüme kavuşulabilmesi için bölgeye uygulanacak saç kökü miktarının yoğunluğunun en az %35 ila %45 arasında olması gerekmektedir.

Saç ekimi için kanalların açılması aşamasında cilt altındaki saç gövdelerine veya köklerine zarar verilmesi durumunda meydana gelebilmektedir. Ancak saçlar tekrar çıkmakta ve uzamaktadır. Saç kökü kan dolaşımına hasar verilmesi durumunda ise kalıcı bir hasar söz konusu olabilmektedir. Bu durum ile nadiren karşılaşılmaktadır. Uzman bir ekibin işlemi gerçekleştirmesi, riski minimuma indirecektir.

Saç ekimi operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve kişinin dikkat edilmesi gerekenleri harfiyen yerine getirmesi durumunda ekilen saçların büyük çoğunluğu saç derisine tutunmaktadır.

Saç ekiminin sağlığa zararlı olduğuna dair bir bulgu yoktur. Ancak lokal anestezi nedeniyle alerji oluşması riski bulunmaktadır. Operasyondan önce yapılacak testler ile bu risk sıfıra indirilmektedir.

Kadınların da saç ekimi yaptırabilmesi mümkündür. Ancak bazı tetkik işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve engel bir durum olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.

Kronik bir deri hastalığı olmayan kişilere saç ekimi yapılabilmektedir. Saç derisi içerisinde aktif bir enfeksiyon olması durumunda da işlem için problemin geçmesi beklenmektedir.

Saç ekimi için doğru bir aday olup olmadığınızı öğrenmek için mutlaka alanında uzman bir kliniğe başvuru yapmanız gerekmektedir. Yapılacak tetkiklerin ardından net bir sonuç elde edilecektir.

Saç kalınlığı, sonuç açısından fark yaratabilmektedir. Aynı sayıda saç kökü, kalın telli kişilerde daha tatmin edici bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Ancak bu durum, ince telli kişilerde daha fazla saç kökü uygulanarak giderilmektedir.

Greft, saçsız bölgeye ekilecek doku parçasıdır. Greft sayısı ise saç ekim operasyonunda kullanılacak saç kökü sayısını ifade etmektedir.

Saç ekiminde iki farklı bölgeye lokal anestezi gerçekleştirilmektedir. Donör bölgeye ve saç ekim bölgesine lokal anestezi uygulanmaktadır.

Saç ekiminde binlerce saç grefti alınarak saç yokluğu olan bölgeye ekilmektedir. Bu sayede doğal bir görünüme kavuşulmaktadır.

İlk yıkama işlemi, saç ekiminden sonraki 3. gün gerçekleştirilmektedir. İlk yıkama işlemi genellikle klinikte uzman gözetiminde gerçekleştirilmektedir.

Saç ekiminin iyileşme sürecinin başarı ile geçirilebilmesi için ilk 10 gün sigara kullanılmaması tavsiye edilmemektedir.

Saç ekiminden sonraki ilk ay iyileşme sürecinin başarı ile geçirilebilmesi için alkol kullanılmamalıdır.

Saç ekiminden sonraki süreç için özel bir beslenme programı bulunmamaktadır. Ancak dengeli ve sağlıklı beslenmek saçlarınızın sağlıklı bir şekilde gelişmesi için yeterli kaynağın sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

Saç ekiminden sonra donör bölgenin iyileşmesi için gereken süre yaklaşık iki haftadır. Kızarıklık, şişlik gibi problemler ise bir hafta içerisinde iyileşmektedir. Ancak tam olarak istenen sonucun yakalanabilmesi, altı ayın sonunda mümkündür.

İlk 3 ay çıkan saç telleri uzayıp tekrar dökülmektedir. Üçüncü aydan itibaren saçlar kalıcı olarak çıkmaya başlamaktadır. Altıncı ay %75’i, on ikinci ayın sonunda ise %95’i çıkmaktadır.

Saç ekiminden sonraki ilk 15 gün saçlara zarar verme riski nedeniyle tavsiye edilmemektedir. Ancak sonraki süreçte normal yaşantınıza dönmeniz mümkündür.

Saç ekiminden sonra kafaya darbe alınması saç köklerinin yerlerinden oynamaları ile sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle böyle bir durumla karşı karşıya kalınmaması için özen gösterilmesi, kafaya darbe alınması halinde ise uzmanlara başvurulması gerekmektedir.

Saç ekiminden sonraki ilk 1 ay şapka takılmaması tavsiye edilmektedir.

Saç ekimi operasyonun ardından 1 ay geçtikten sonra standart kumaş şapkalar kullanılabilmektedir. Yün bere kullanmak içinse operasyonun üzerinden iki ay geçmesini beklemeniz gerekmektedir.

Güneşin zararlı ultraviyole ışınları ve terleme problemi nedeniyle saç ekim operasyonundan sonra güneşe çıkılmaması gerekmektedir. İlk 10 gün derinin güneş ve rüzgarla temasından kaçınılması doğru olacaktır.

Saç ekiminden sonra saçların tam olarak uzaması 6. ayı bulabilmektedir. İlk 3 ay herhangi bir komplikasyon oluşmaması için boya yapılmaması önerilmektedir.

Saç ekiminden sonraki ilk 3 ay kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Ancak sonraki süreçte rahatlıkla kullanılabilmektedir.

Saç ekimi sonrası ekilen saçlar 3 -6 ay içerisinde belirli bir uzunluğa ulaşmaktadır. 6. ayda gözle görülür bir noktaya gelse de, beklenen sonucun ulaşılması için 1 senenin tamamlanması gerekmektedir.

Morluk ve şişlik nadiren görülmektedir. Saç ekiminden sonra morluk oluşmaması için doktorunuzun önerilerine uymalı ve ilaçlarınızı düzenli kullanmaya dikkat etmeniz gerekmektedir.

Saç ekimi cilt altında gerçekleştirilen bir uygulamadır. İşlem sonrası ise antibiyotik kullanılmaktadır. Bu nedenle büyük çapta enfeksiyonlar gelişmemektedir. %2 ihtimalle küçük enfeksiyonlar oluşabilmektedir.

Saç ekiminden sonra ilk 3 ay ağır sporlar yasaktır. 1. aydan sonra hafif sporlar, 3. aydan sonra ağır sporlar yapılabilmektedir.

3.günden itibaren işe dönülebilmektedir. Ancak 10. günden sonra dönülmesi tavsiye edilmektedir. 

Saç ekimi operasyonundan 3 – 4 hafta sonra denize ve havuza girilebilmektedir.

Saç ekimi operasyonu lokal anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle hasta ağrı veya acı hissedilmemektedir.

Saç ekimi sonrasında kanama ilk 2 – 3 gün süresince normaldir. Bu kanamalar küçük çaplı olarak gerçekleşmektedir.

Saç ekimi sonrası kullanılması gereken şampuan hakkında işlemi gerçekleştiren doktorunuz ayrıntılı bir şekilde bilgi verecektir. Ancak genel bir belirleme yapmak gerekirse ilk 14 gün kimyasal içermeyen şampuan kullanmanız gerekmektedir.

İlk 14 gün boyunca saç köklerinin zarar görmemesi ve deriye tam olarak tutunabilmesi için arkanıza iki adet yastık koyarak hafif dik pozisyonda uyumanız tavsiye edilmektedir. İlk 14 gün ense üzerine yatılması donör bölgede ağrıya neden olabilmektedir.

Saçlar keratin proteininden oluşan yapılardır.

Saçlar rengini melanin pigmentinden almaktadır. Saç ekiminde kendi saçlarınız kullanılacağı için renk değişimi söz konusu olmamaktadır.

Doğal saç telinin ömrü 2- 3 yıl arasındadır. Saçların 2 – 3 yıllık bir olgunlaşma süresi bulunmaktadır. Ardından 1 – 2 hafta katajen olarak adlandırdığımız yaşama evresi gelmekte ve son olarak dökülme evresiyle ömrü tamamlanmaktadır.

Saçların yıkanırken veya kendiliğinden 50 – 100 adet kadar dökülmesi olağan bir durumdur. Bu sayı günlük olarak belirlenmiştir.

Saç ekiminde açılan küçük delikler, tıbbi olarak yaralanma olarak nitelendirilmektedir. Kaşıntı, yaraların iyileşme aşamasında meydana gelen doğal bir süreçtir. Yaranın kabuklanması, saç diplerinin nemlenmesini ve hava almasını yavaşlatarak kaşıntıya neden olabilmektedir.

Saç ekiminden sonra sivilce çıkması yan etkilerden birisidir. Kalıcı bir durum değildir. İçerideki saç köklerinin dışarıya çıkmaya çalışması nedeniyle meydana gelmektedir. Donör bölgede veya saç ekimi yapılan bölgede sivilce problemi ortaya çıkabilmektedir.

Saç ekiminden sonra bazı ilaçlar zorunlu olarak kullanılmalıdır. İlk 10 -15 gün içerisinde kullanılması gereken ilaçlar şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Antibiyotik: Enfeksiyon oluşumunu engellemek için kullanılmaktadır.
  • Aspirin: Kan dolaşımının kolaylaşmasını sağlamak için kullanılmaktadır.
  • Ağrı kesici: Ağrıları kesmek ve enjekte edilen serumu ter ve idrar ile dışarı atmak için kullanılabilmektedir.
  • Kortizon ilacı : Şişlik ve morluk problemlerinin önlenmesi için kullanılmaktadır.
  • Mide koruyucu: Diğer ilaçların mideye zarar vermesini engellemek için kullanılmaktadır.
  • Okyanus suyu: Kaşıntının giderilmesi için kullanılmaktadır. Kaşıntı olmaması durumunda kullanmanıza gerek bulunmamaktadır.

İlk 2 ay kesim yapması önerilmemektedir. İlk kesim işleminin ise yeni köklerin zarar görmemesi için makas ile yapılması önerilmektedir. 3. aydan itibaren tıraş makinesiyle tıraş olmanız mümkündür. Son olarak 6. aydan itibaren usturalı kesim yapılabilmektedir.

Ekilen saçların uzatılması konusunda bir sınırlama bulunmamaktadır. Ekim bölgesinde çıkan saçlar kişinin kendi doğal saçlarıdır. Bu nedenle istenilen uzunluğa kadar uzatılabilmesi mümkündür.